Şerbet

Şerbet

Şerbet

Şerbet, modern içeceklerin keşfinden önce, özellikle sıcak doğu medeniyetlerinde ferahlatıcı olarak yüzlerce yıldır içilegelmiştir. Başlıca Osmanlı saray mutfağında ve batı toplumunda kullanılmıştır.Çok çeşidi vardır.

Şerbet,Türk toplumun da unutulmaya yüz tutmuş olsa da, avrupalılar bizim tatlımızı alıp "Sorbe" yaparak kullanmaya devam etmektedirler.

Günümüzde batı medeniyetlerinde şerbet, yemeklerde ağızı ferahlatmak ve yemeğe bir miktar ara vermek amacıyla kullanılır.

Osmanlı devrinde padişah çocuklarının doğumlarında, doğumdan sonra ziyarete gelenlere şerbet dağıtılırdı. Özellikle doğumun üçüncü günü sadrazama şerbet gönderme adeti vardı. Türlü malzemelerden yapılan şerbetler, altın, gümüş ya da billur kaplara konur, çocuğu ziyarete gelenlere o dairede hizmet eden güzel cariyeler tarafından sunulurdu.

Günümüzde bazı yörelerde çiftlere söz kesildiğinde şerbet içilir, şerbet içme törenleri yapılır. Bu törenlerde sohbetlere, geleneksel olarak “Şerbetleri ez getir, sofralara tez getir” diyerek başlanır.

Bazı yörelerimizde de nişanın ertesi günü kız tarafı haberci çıkararak ailenin yakınlarını ve hatırlı komşularını şerbet içmeye davet eder. Hatta nikah sonrası, sünnet sonrası şerbet ikram etme geleneğimizi sürdüren yörelerimiz de vardır.

Osmanlı döneminde pazar yerleri ve panayırların vazgeçilmezi olan ibrikli seyyar şerbetçiler günümüzde de turistik bir öge olarak yaşatılmaya çalışılmaktadır.

Yapılışı;
  • 250 gr-Limon suyu
  • 500 gr-Toz Şeker
  • 500 gr-Su
  • 50 gr-Nane
  • 2 lt-Su

Toz şeker ve az miktarda olan suyumuz kaynatıyoruz.kaynayan suyumuza nane yapraklarını atıyoruz,bir taşım kaynadıktan sonra naneleri çıkarıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.

Soğuyan şerbetimize diğer malzemeleri ilave ederek karıştırıyoruz ve soğuduktan sonra servis ediyoruz.